Dijital medyanın güvenli kullanımı mümkün

İstanbul Bilgi Üniversitesi, dijital medya ve çocuk ilişkisini farklı boyutuyla ele almak ve aileleri bu konuda doğru bilinçlendirmek amacıyla harekete geçti.
Bu haber 96 kere okunmuş.12 Ağustos 2019, Pazartesi - 12:59

İletişim Fakültesi bünyesinde geliştirilen çoklu medya platformu ile ailelere rehberlik eden projenin web sitesi, her ay yaklaşık 10 bin ziyaretçiye hizmet veriyor. Proje koordinatörü BİLGİ İletişim Fakültesi Medya Bölüm Başkan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Esra Ercan Bilgiç ise on adımda güvenli dijital medyanın mümkün olduğunu belirtiyor.

Teknolojinin hızla gelişmesi medyanın da dijitalleşme sürecini beraberinde getirdi. İnternetin evlere girme süreci geride kaldı, çoğumuzun hatta çocuklarımızın cebine kadar ulaştı. Bu gelişmeler bazı soru ve sorunları da beraberinde getirdi. Çocuklar online mecralarda özgürce dolaşabilmek isterken, aileler onları dijital tehlikelerde koruma yoluna gitti. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Bölüm Başkan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Esra Ercan Bilgiç de geliştirdiği çoklu medya platformuyla bu sorunlara çözüm üretme yoluna gitti. BİLGİ İletişim Fakültesi bünyesinde dijitalmedyavecocuk.bilgi.edu.tradresinden yayın yapan ve ailelere rehberlik eden projenin web sitesi her ay yaklaşık 10 bin kez ziyaret ediliyor. @dijitalmedyavecocuksosyal medya hesapları ve youtube.com/rgblivekanalı üzerinden yayınlanan stüdyo programları ile bu alandaki güvenilir bilgiye duyulan ihtiyacı karşılayan platformda, yazılı ve görsel içerikleri BİLGİ Medya Bölümü lisans ve yüksek lisans programı öğrencileri üretiyor.

“Yasaklama, yönlendir!”

Hedef kitle olarak okul öncesi, ilkokul ve ortaokul çağında çocuğu olan aileleri aldıklarını belirten Dr. Bilgiç, ebeveynlerin dijital mecraları tamamen yasaklamak ya da serbest bırakmak arasında bocaladığına dikkat çekti. Dr. Bilgiç; “Projeye başlamadan önce dijital medya kullanımı hakkında yaptığımız mülakatlarda ailelerin temel sıkıntısının kafa karışıklığı olduğunu tespit ettik. Dijital dünyaya yönlendirme konusunda bilgi eksikliği var. Aileler yasaklama yoluna gidiyor fakat bu çok yanlış. Dijital dünyaya erişim kadar çevrim içi mecraların risklerinden korunmak da çocukların hak ve özgürlükleri kapsamında yer alıyor. Ailelerin bu konuda duydukları bilgi ihtiyacı ve kaynak sıkıntısını gidermek adına “Yasaklama, yönlendir!” sloganıyla projemizi hayata geçirdik” dedi.

“Bir aktivizm aracıyız”

Yalnızca Türkiye’de değil global çapta da birçok konuyu araştırma ve gündeme getirme misyonuyla hareket ettikleri için aynı zamanda bir aktivizm aracı olduklarını belirten Dr. Bilgiç, çalışmalarını şu cümlelerle aktardı; “Yayına başladığımız günden bu yana kişisel verilerin gizliliği, unutulma hakkı, ağ bağlantılı oyuncaklar, YouTube fenomenleri, Momo paniği ve daha birçok konuyu inceledik. Çocukların dijital mecralara erişim haklarını savunmakla birlikte çevrimiçi risklerden korunmaları için çalışıyoruz. Dijital medya araçlarının doğru kullanımını ailelere anlatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ailelerin farkındalığı bu konunun kilit noktası.” Dr. Öğretim Üyesi Esra Ercan Bilgiçbu alanda yalnızca ailelere yönelik içerik üretmekle kalmadıklarını, aynı zamanda bilimsel araştırmalar da yürüttüklerini belirtti; “Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans programında son iki yılda dijital medya ve çocuk ilişkisini farklı boyutlarıyla ele alan dört farklı yüksek lisans tezi yönettim. ‘Dijital Medya, Çocuk ve Aile’ başlığı altında verdiğim ebeveyn seminerlerine gelen sorulardan bilgi ihtiyaçlarını tespit ettim” dedi.

On maddede güvenli dijital medya

Dr. Bilgiç, dijital medya, çocuk ve aile ilişkisini düzenlemek için benimsenmesi gereken prensipleri ise şöyle sıraladı;

Çocuklarınızı 3 yaşından önce dijital araçlarla tek başına bırakmayın, 6 yaşından önce tablet, telefon ya da oyun konsolu almayın. 9 yaşından önce tek başına çevrimiçi olmamasına, 12 yaşından önce sosyal medya kullanmamasına özen gösterin.

Çocuğunuzu çevrimiçi dünyanın kullanım, temas, içerik ve mali risklerine karşı bilinçlendirin.

Çocukların dijital medya kullanımını onlarla konuşarak sınırlarla yönlendirin ama yasaklar koymayın.

Ekran süresinden çok içeriğe odaklanın. Çocuklarınızın hangi içerikle meşgul olduğunu onlarla konuşarak öğrenin ve gerektiğinde o içeriğe eleştirel yaklaşmalarını sağlayın.

Çevrimiçi istismar, siber zorbalık ve siber uşaklaştırma gibi durumlarda en etkili çözüm yolu konuşmak. Çocuğunuzu dinleyin. Bir sorun yaşadıklarında size anlatabilmeleri için çocuklarınızla güven bağı kurun.

Çocuklarınızın kişisel bilgilerini sosyal medyada paylaşarak erkenden dijital ayak izi sahibi olmalarına ön ayak olmayın.

Hem kendinizin hem de çocuğunuzun dijital medya kullanımını kontrol altında tutun. Sosyal etkinlikleriniz ve okumaya ayırdığınız sürenin etkilenmemesine dikkat edin.

Dijital oyunların yalnızca olumsuz değil, olumlu etkileri olduğunu unutmayın. Çocukların yaşına ve gelişimine uygun oyunların bağımlılık yapmadan, otonomi, bağlantı ve yetkinlik gibi hisleri tatmin edebileceğini bilin.

Şiddet içeren oyunların, sağlıklı bir ortamda yetişen ve dengeli bir sosyal hayat süren bir çocuğu doğrudan ve kesin olarak şiddete meyilli hale getireceğini söylemek bilimsel olarak mümkün değildir.

Çevrimiçi dünyaya erişmek ve orada var olmak çocukların ve gençlerin kendilerini ifade edebilmeleri için fırsatlar sunar, çocuklarınızı bu fırsatlardan mahrum etmeyin.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 8 = ?

 
En Son Haberler
YazarlarTümü
haber yazılımı: buki