Radyo TimeRadyo Time

“Dünya İsrail’den ibaret değil”

2017-2018 Akademik Yılı açılışında bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak’ta yapılan referandumun yok hükmünde olduğunu vurgulayarak, “Referandumu Kuzey Irak yönetimi gerçekleştiriyor, tek desteği İsrail veriyor, daha sandıklar açılmadan kutlamayı PKK'lılar yapıyorsa orada masumiyet de meşruiyet de yoktur, bu böyle bilinsin. Nasıl ve hangi şartlarda fiiliyata geçirildiği meçhul olan bu referandumla ilgili açıklanan katılım oranı da çıkan sonuçlar da şaibelidir” dedi.
Bu haber 122 kere okunmuş.27 Eylül 2017, Çarşamba - 11:34

 Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel ölçekte eşine yüzyılda bir rastlanabilecek bir dönüşüm sürecinden geçildiğine dikkati çekerek, çevresinde yaşanan tüm insani krizlere, çatışmalara, istikrarsızlıklara rağmen Türkiye’nin kendi hedefleri doğrultusunda yola devam edeceğini söyledi.

 Bugüne kadar Türkiye’ye yöneltilen her saldırının, devlet ve millet olarak sergilediğimiz güçlü duruş sayesinde, amacına ulaşamadan etkisiz hâle geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumsal kaos çıkarma planlarından bölücü eylemlere, ekonomik kriz senaryolarından siyasi istikrarsızlık gayretlerine kadar sayısız saldırıyı milletimizle birlikte göğüslediğimizi ifade etti.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Sizin duruşunuz, sizin durumunuz bizler için çok önemli. Çünkü sizin eserleriniz var ya, şu gençlerimizi sizler yetiştiriyorsunuz, sizler yetiştireceksiniz ve yarınların Türkiye’sinin, gerçek sahibi bu gençlerimiz olacak. Hocalarımız bizim varlık sebeplerimiz, biz onların eseriyiz. Onlar bizim inşamızda bu kadar önemli yere sahip olduklarına göre, artık yeni süreçte bu işe çok daha önem vereceğiz. Fiziki imkanlar güzel. Biz 75 kişilik sınıflarda okuduk. Şimdi artık 30 kişilik sınıflar, hatta daha az sayıda öğrencinin olduğu sınıflarda öğrencilerimiz okuyor.”

 Türkiye'de 184 üniversite olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ilde üniversitemiz var, her ilde üniversitemiz olduğuna göre “Benim Güneydoğu’daki evladımın akıbeti ne olacak?” diye düşünme diye bir durum da yok. İsterse kendi ilindeki üniversitesine gidebilir, isterse farklı bir ildeki üniversiteye gidebilme şansına sahip” dedi.

 Bölgemizde yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Irak başta olmak üzere, dört bir yanda yaşanan çatışmaların ateşinin Türkiye’ye sıçramasını engellemekle kalınmadığını, oralardaki mağdurlara da el uzatıp, sahip çıkıldığını söyledi.

 “Henüz mevcut çatışmaların önü alınamamış, istikrarsızlıklar ortadan kaldırılamamışken, yine bir krizle daha karşı karşıya kaldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin, tüm ikazlara, tüm karşı çıkışlara rağmen, bağımsızlık referandumunu yapmakta ısrarcı davrandığını belirtti. Bu referandumun, mevcut Irak Anayasası bakımından hiçbir hükmü olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail dışında, bu girişimi destekleyen hiçbir ülke ve uluslararası kuruluşun bulunmadığının da altını çizdi.

 “Kuzey Irak’ın inanç ve köken bakımından çok renkli bir yapıya sahip ikliminde, tek bir grubun böyle bir teşebbüse girişmesi, yeni çatışmaların ve acıların habercisi olmaktan başka anlam taşımıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi yaptın; neymiş, yüzde 90-92 ile onaylanmış. Ya bunun bir kıymeti harbiyesi var mı? Senin bağımsızlığını kim kabul edecek? İsrail. Dünya İsrail’den ibaret değil ki ya. Kosova’yı 114 ülke kabul etti ama hâlâ Kosova dünyada maalesef devlet olamadı, hâlâ sıkıntı içinde. Ey Kuzey Irak, ya sen bir İsrail’le ne elde edeceksin? Bunlar siyaseti de bilmiyorlar. Devlet nasıl olunur, bundan da bihaberler. Ama sadece ‘biz yaptık, oldu’ demekle olacağını zannediyorlar; olmayacak ya, olamaz zaten. Şimdi biz yaptırımlarımızı uygulamaya başladığımız andan itibaren, zaten ortada kalacaksın. Bir vanayı kapadığımız anda iş bitti. Bütün gelirlerin hepsi ortadan kalkıyor. Tırlar Kuzey Irak’a çalışmadığı anda, bunlar yiyecek, giyecek bulamayacaklar ya, öyle bir duruma gelecekler. Niye? Mecburuz, yaptırım. O zaman bunlara İsrail nereden neyi nasıl gönderecek? Buyursun göndersin.”

 Amerika’da Jewish Committee ile bir görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu’yla münasebetleri sordular. Ben de kendilerine dedim ki, her şeyden önce bir münasebetin kurulabilmesi için, Türkiye’yle ortak paydada buluşmak lazım. Önce kendilerine söyleyin, nereden çıktı bu Kuzey Irak Yerel Yönetimi’nin şu anda attığı adımı desteklemek? İsrail’den başka destekleyen var mı? Bunu kendilerine söyleyin, önce bunu gözden geçirsinler. Bunu gözden geçirmedikçe atacağımız birçok adımı da bundan sonra İsrail’le de atamayız. Yani Türkiye’yi bölgede oyun kurucu olarak görmeyenlerle bizim adım atmamız mümkün değil. Türkiye bu bölgede oyun kurucudur” dedi.

 Türkiye’nin, İran’ın ve Irak merkezi hükûmetinin; yani çevresindeki tüm ülkelerin karşı olduğu bir bağımsızlık girişiminin yaşaması ve orada yaşayanları mutlu etmesinin düşünülemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi bu sabah güzel bir istihbarat geldi. Kuzey Iraklı bir şoföre sormuş “Ne yaptın, ne oy verdin?” “Evet” oyu verdim. “Peki, bağımsızlığınız tanınmazsa ne olacak?” “Çoluğumu çocuğumu alacağım Türkiye’ye gideceğim” demiş. Şimdi bu nasıl iştir? Yani işin mantığı yok. Yani memurunun maaşını ödeyemiyorsun. Başbakanlığım döneminde bunlara biz kredi açıyoruz. Yaklaşık 1,5 milyar dolar bunlara kredi veriyoruz, memurunun maaşını öde diye. Sen kalkıp böyle bir adımı atarken “ya bir de soralım” demiyorsun. Tabii ki Türkiye buradaki süreci yorumlayacaktır. Ona göre de bir adım atacaktır.”
 
 Son ana kadar Barzani’nin böyle bir yanlışa düşeceğine ihtimal vermediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “demek yanılmışız” şeklinde konuştu. “İlişkilerimizin tarihteki en iyi seviyesinde olduğu bir dönemde önceden hiçbir danışma ve görüşme yapılmadan alınan bu karar, açıkçası ülkemize de ihanettir” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan bu meselenin, öyle Barzani tarafının iddia ettiği gibi Kürtlerin hakkı meselesi olmadığının altını çizdi.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen orada zaten huzur içinde yaşıyordun ya. Neydi? Ha bir eyalet devleti olarak bunu sürdürüyordun. Aynı şekilde sürdür, ne gerek var bu tür yollara girmene?” dedi.

 Bu referandumda onların haklarına dair hiçbir şey olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Buyur, Türkmenler, Araplar sandığa gitmedi. Kuzey Irak’taki diğer etnik grupların varlıklarından ve haklarından söz etmek Kürt düşmanlığı değil, binlerce yıllık bir hakikati dile getirmektir. Bu girişim onların haklarının gaspı anlamına gelmektedir. Dünyanın ve bölgemizin içinde bulunduğu şartlar Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü, özellikle o temelde halkların tercihlerine saygılı yöntemlerle idare edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kimse kimseyi kandırmasın. Referandumu Kuzey Irak Yönetimi gerçekleştiriyor, tek desteği İsrail veriyor, daha sandıklar açılmadan kutlamayı PKK’lılar yapıyorsa, orada masumiyet de, meşruiyet de yoktur, bu böyle bilinsin! Nasıl ve hangi şartlarda fiiliyata geçirildiği meçhul olan bu referandumla ilgili açıklanan katılım oranı da, çıkan sonuçlar da şaibelidir. Çünkü yapılan iş şaibeli. Özellikle Türkmen ve Arap nüfusun çoğunlukta olduğu yerlerde nüfus kayıtlarının imhasından zorla göçe kadar her türlü hukuksuzluğun yaşandığı bir sürecin ardından yapılan bu referandumu meşru kabul etmek mümkün değildir.”

 Kadim Irak coğrafyasının, önümüzdeki dönemde en az DEAŞ tehdidi kadar, hatta ondan çok daha fazla yıkıcı ve acı sonuçları olacak olayların içine itilmeye çalışıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye, sınırlarının yanı başında yaşanan böyle bir rezalete, böyle bir çarpıklığa, böyle bir tehlikeye sessiz kalamaz.” dedi. Şu anda başta İran ve Irak merkezi yönetimi olmak üzere çevre ülkelerle görüşme hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan “Burada bütün istihbarat örgütlerimiz aynı zamanda bu çalışmaları sürdürmektedir. Yakın takip içerisinde süreci değerlendiriyoruz. Barzani ve Kuzey Irak Yönetimi bir an önce bu yanlıştan dönmezlerse, bölgemizi bitip tükenmez bir köken ve mezhep savaşının içine itme utancıyla tarihe geçeceklerdir” ifadelerini kullandı.

 İstikrarsızlığı bölgede kalıcı hale getirme ve yayma amacı taşıyan her girişimin, doğrudan bizim millî güvenliğimize tehdit olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölünmeye değil, birliğini, beraberliğini, kardeşliğini, dayanışmasını pekiştirmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı. Aynı durumun Suriye için de geçerli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu tür girişimlerle kendilerine devlet kuracaklarına sananlar, birilerinin oyuncağı olacaklarını, işleri bitince de kaldırılıp bir köşeye atılacaklarını unutmamalıdır” dedi.

 Geçmişte bunun pek çok örneği olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle devam etti: “Kendileri çok parçalı yapılarını daha da güçlendirmek için uğraşanlar, bölgemizdeki binlerce yıllık birliktelikleri parçalamaya çalışarak, asıl niyetlerini ele veriyorlar. Bölgemizde ayrılıkları teşvik edenler, eğer bölünme, parçalanma, küçülme iyi bir şeyse, önce bunu kendi topraklarında tatbik etmeli, dünyaya emsal teşkil etmelidir. Ama böyle bir niyeti ve çabayı asla göremezsiniz. Buradan Irak’taki ve Suriye’deki tüm aklıselim sahibi kardeşlerimize sesleniyorum: Gelin bu oyuna düşmeyin. Gelin kendinizi kullandırtmayın. Bugün sizi kışkırtanlar yarın çekip gidecekler, ama bizler, inşallah daha binlerce yıl birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Bugünün hırsı için, yarınlarınızı heba etmeyin. İsrail bayraklarının orada dalgalanması sizi kurtarmaz, bunu bilesiniz. Ve şu anda bunların durumu aynen devekuşunun hâline döndü. Çünkü tarihte elimizde belgeler var bunlarla ilgili, şimdi onlar meydana çıktı. Dolayısıyla bu belgeler bu vesileyle çok açık-net artık müzakere edilmeye ve gündeme gelmeye başlayacak.”

 “Biz Kürt kardeşlerimizi de, Arap kardeşlerimizi de, özbeöz kardeş olduğumuz Türkmenleri de, diğer grupları da barış içinde, huzur içinde, güven içinde, refah içinde görmek istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Gerekirse ekmeğimizi bölüşmeye, gerekirse kol kola girip mücadele etmeye hazırız. Yeter ki birlik yolundan, beraberlik yolundan, kardeşlik yolundan ayrılmayalım” sözleriyle ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduklarını ifade etti.

 Türkiye’nin gücü ve imkânlarının bu tür tehditlerle mücadele etmeye ziyadesiyle yeterli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sadece, meselenin sulh yoluyla çözülmesini istiyoruz. Bu yol kapandığında, elimizdeki imkânları kullanmaktan asla tereddüt etmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Ülkemizi Suriye’de oyaladıklarını, dolayısıyla Irak’la ilgilenemeyeceğini sananlar, bizim gerektiğinde 7 düvelle mücadele edebilecek gücümüzün olduğunu unutmasınlar. Ekonomik yaptırımlardan askerî seçeneklere kadar tüm ihtimaller şu anda masadadır. Hava sahaları, kara, hepsi masadadır. Bütün bu opsiyonlar şu anda masada görüşülmektedir. Ümit ediyorum ki bunların hiçbirine gerek kalmadan Kuzey Irak Yönetimi aklını başına alır ve bu sonu karanlık olan maceradan vazgeçer” dedi.

 Konuşmasının sonunda sadece bu gelişmelerin dahi her alanda çok daha fazla çalışmamızın, çok daha fazla üretmemizin, çok daha fazla büyümemizin ne derece önemli olduğunu gösterdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni eğitim-öğretim yılının resmî açılışını yaptıkları üniversitelerimize, bu konuda çok büyük görevler düştüğünü hatırlattı.

 Üniversitelerimizin, hem yetiştirecekleri öğrencilerle, hem yapacakları bilimsel çalışmalarla, kendilerinden beklenilen öncülüğü ortaya koyacaklarına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hocalara ve öğrencilere başarılı, verimli ve huzurlu bir akademik yıl temennisiyle sözlerini tamamladı.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 4 = ?

 
En Son Haberler

-------------------------------------------------------------------

AnketTümü
ALTSO Başkanı kim olmalı?
 
haber yazılımı: buki