Radyo TimeRadyo Time

“Hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğiz”

İngiltere’de TÜRKEN Vakfı yemeğinde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne teröre ne de Müslümanların terörist etiketiyle yaftalanmasına rıza göstermeyeceklerini vurguladı.
Bu haber 131 kere okunmuş.14 Mayıs 2018, Pazartesi - 12:21

İngiltere’de TÜRKEN Vakfı yemeğinde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne teröre ne de Müslümanların terörist etiketiyle yaftalanmasına rıza göstermeyeceklerini vurgulayarak, “Türkiye’nin mücadelesi tüm ezilenlerin, ötekileştirilenlerin mücadelesidir. Bizim mücadelemiz, geleceği elinden çalınan sessiz yığınların mücadelesidir. Türkiye’nin mücadelesi Filistinlilerin, Arakanlıların, Afrikalıların, Türkistanlıların, mazlum Asya halklarının mücadelesidir” dedi.

Resmî ziyaret için Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRKEN Vakfı’nda, vakfın mensubu öğrencilerle akşam yemeğinde bir araya geldi. Four Seasons Otelde gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Yurtdışı ziyaretlerinde resmî programının yanı sıra o ülkede yaşayan, iş yapan ve eğitim gören vatandaşlarla bir araya gelmeye, düşüncelerini ve dertlerini dinlemeye çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gittiği her yerde iftihar tablolarına, birbirinden değerli başarı hikâyelerine şahit olduğunu söyledi.

“El ve gönül birliği içinde çalışarak hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğiz”

Anadolu’nun dört bir yanından gelen gençlerin, dünyanın en iyi okullarında, en büyük şirketlerinde Türkiye’nin adını gururla temsil ettiklerini ve başarılarıyla milletin göğsünü kabarttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerden tahsillerini tamamladıktan sonra, çok daha donanımlı bir şekilde ülkelerine dönerek, Türkiye’nin kalkınma hamlesine omuz verip destek olmalarını istedi. Bir araya geldiği öğrencilerin her birinin gözünde bu ideali, şuuru ve kararlılığı gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir insanı büyük yapan düşünceleridir. İnsan hayal kurabildiği müddetçe vardır, canlıdır, diridir. Hiç kimsenin bizim cesaretimizi hırpalamasına müsaade etmeyeceğiz. İnşallah el birliği, güç birliği, gönül birliği içinde çalışarak hayallerimizi tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz” diye konuştu.

“Unutmayın; iman varsa, inanç varsa, imkân da vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini davasına vakfeden bir kişinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir engelin bulunmadığını, başarının anahtarının, idealleri gerçekleştirme yolunda ortaya konan azim, dirayet ve disiplin olduğunu vurguladı.

İslam medeniyeti içindeki vakıf geleneğine değinerek, Türk milletinin tarih boyunca kurduğu vakıflar aracılığıyla geride hoş bir sada bırakmanın gayreti içinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kurduğu vakıfların, göçmen kuşlara yuva yapımından yolculara yemek dağıtımına, eğitimden sağlığa kadar yüzlerce farklı alanda hizmet ettiğini kaydetti.

“TÜRKEN Vakfı, yurtdışındaki Türk öğrencilerin zor zamanlarında sırtını dayayabileceği yakın dostu”

TÜRKEN Vakfı’nın da böyle yüce ve ince bir düşüncenin ürünü olduğunu, kuruluşu 3-4 yıl öncesine dayansa da köklerinde asırlık birikimin izleri bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakfın kısa sürede kurumsallaşarak uzun yıllar FETÖ terör örgütünün musallat olduğu yurt dışı eğitim alanında çalışmaya başladığını, New York ve Londra gibi metropollerde açtığı şubelerle gençlere sahip çıktığını söyledi.

Bugün TÜRKEN Vakfı’nın, yurtdışındaki Türk öğrencilerin dara düştüğünde kapısını çalacağı, zor zamanlarında sırtını dayayabileceği en yakın dostu hâline geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakfın aynı zamanda Birleşik Krallık’taki sivil toplum kuruluşlarıyla samimi münasebetler kurarak, ülkedeki Müslümanlarla Türkiye’nin iş birliğinin gelişip güçlenmesine katkı sağladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrasında vakfın tesis ettiği bu ilişkilerin ne kadar önemli ve değerli olduğunu bir kez daha gördüklerini kaydederek, “Türkiye’nin gerçek dostlarıyla sahtelerin ayrıştığı, maskelerin düştüğü o kritik günlerde Birleşik Krallık’taki kardeşlerimiz bizimle tam bir dayanışma içerisinde oldu” şeklinde konuştu.

“Ziyaretimizle, Türkiye-Birleşik Krallık münasebetleri daha da güçlenecek”

15 Temmuz gecesi Türkiye’de milletin, darbecilerin karşısına dikilirken, buradaki binlerce Türk vatandaşın büyükelçiliğin önünde toplanarak, duaları ve heyecanlarıyla destek olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık hükûmetinin de 15 Temmuz darbe teşebbüsü karşısında sergilediği duruşla, pek çok müttefik ülkeden farklı bir konumda yer aldığını dile getirdi.

Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May’in kendisini, Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu arayarak, darbeyi lanetlediklerini, darbe girişiminden beş gün sonra Bakan Alan Duncan’ın Türkiye’yi ziyaret eden en üst düzey batılı yetkili olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti sonrasında Türkiye-Birleşik Krallık münasebetlerinin daha da güçleneceğine inandığını ifade etti.

“Petrol ve yer altı zenginlikleri için verilen kanlı mücadelenin bedelini hep müslümanlar ödüyor”

Dünyanın, baş döndürücü bir şekilde değiştiğine, Müslümanların bu değişim sürecinden en fazla etkilenen kesimlerin başında geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye, Irak, Yemen, Libya, Afganistan gibi kardeş ülkeler adeta emperyal güçlerin kozlarını paylaştığı bir deneme tahtasına dönüştü. Petrol ve yer altı zenginliklerinin kontrolü için verilen, hiçbir ahlakı olmayan bu kanlı mücadelenin bedelini maalesef hep Müslümanlar ödedi, hâlen de ödüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de yedi senedir aralıksız devam eden krizin, çoğu kadın, çocuk ve yaşlı 1 milyon insanın canını aldığına, 3,5 milyonu Türkiye’de olmak üzere 13 milyona yakın Suriyelinin yurtlarını terk ederek başka yerlere sığındığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli mültecilerin bir kısmının umudu ve kurtuluşu Avrupa ülkelerine yönelmekte aradığına, canlarını tehlikeye attıkları uzun ve zorlu yolculuklara katlandığına işaret etti.

“Sözde insan hakları hamisi devletler, konu mülteciler olunca bu değerlerini unuttular”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Derme çatma botlarında kimi zaman Akdeniz’in, kimi zaman Ege’nin azgın dalgalarıyla boğuştular ve bu insanlar karaya ulaşmaya muvaffak olamadan hayatlarını o azgın dalgalar arasında maalesef kaybettiler. Hiç ummadıkları, asla tahayyül edemedikleri bir manzarayla da ne yazık ki o gitmeyi arzu ettikleri ülkelerde karşılaştılar. Demokrasinin beşiği iddiasındaki ülkelerde kendilerini ırkçılığın, İslam düşmanlığının, yabancı karşıtlığının karşıladığını gördüler. Sözde insan hak ve hürriyetlerinin hamisi gözüken birçok batılı devletin, konu mülteciler olunca bu değerleri bir anda unuttukları ortaya çıktı. Bugün Avrupa ülkelerine şöyle bir göz attığımızda, Suriyeli, Asyalı, Afrikalı göçmenlerin ‘mazlum’ değil ‘tehdit’ olarak kabul edildiğini görüyoruz. Özellikle de Zenofobi ve İslamofobi 1930’ların sonlarındaki anti-semitizmden çok daha büyük bir toplumsal hastalık olarak Avrupa’nın bünyesini çürütüyor. Batıda artık dış görünüşü, dili, dini, ten rengi farklı olanın hayat alanı da daralıyor.”

Türkiye sadece Suriye’den gelen 3,5 milyon insanı bağrına basarken, ekonomik gücü Türkiye’den kat kat yüksek devletlerin göçmenleri gettolara, toplama kamplarına mahkûm etmesini “insanlık adına çok büyük utanç kaynağı” olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mülteci meselesi, yeri geldiğinde bize insan hakları dersi vermeye yeltenen pek çok ülkenin yüzündeki makyajı akıtmış, gerçek suratları ortaya çıkarmıştır. Türkiye, son çeyrek asrın en çetin insanlık imtihanından alnının akıyla çıkarken, demokrasi havarisi batılı ülkelerin çoğu sınıfta kalmıştır” dedi.

“Biz petrol, altın ve elmas için insanları bir birine kırdıramayız”

Gençlere, “Şunu bir an olsun aklınızdan çıkarmayın; sizler, büyük bir medeniyetin, büyük bir milletin evlatlarısınız” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Siz, asırlar boyunca din, dil, ırk ayrımı gözetmeden mazlumlara sahip çıkmış bir ecdadın çocuklarısınız. Siz, mazlumun da zalimin de kimliğine asla bakmayan bir medeniyetin temsilcilerisiniz. Sizin dedeleriniz, bundan beş asır önce soykırımdan kaçan binlerce Musevi’ye kucak açmıştır. Siz, 600 yüzyıl boyunca 3 kıta, 7 iklimde adalet dağıtmış bir cihan devletinin mirasçılarısınız. Bunun için bize, ne olursa olun insanları hor-hakir görmek asla yakışmaz. Biz, mazlumların kanı üzerinden kendimize huzur ve refah inşa edemeyiz. Biz, birileri gibi petrol, altın ve elmas için insanları bir birine kırdıramayız. Ama o birileri bunu yaptı. Bir Müslüman kendisi için ne arzu ediyorsa, kardeşi, dostu için de aynısı istemekle mükelleftir. Her hâl ve şart altında Müslüman adaletle davranmak, Hakkın rızasına uygun hareket etmek zorundadır.”

“Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğunu İslam dünyası kabul etti”

Konuşmasında ABD’nin İsrail’deki büyükelçiliğinin Kudüs'e taşıması konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs İsrail’in başkenti olacakmış, başta ABD olmak üzere Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacaklarmış. Ne olarak tanırsanız tanıyın, Birleşmiş Milletler’de bunun oylaması yapıldı, 128 ülke tavrını çok açık, net ortaya koydu. Yanınızda derme çatma 7-8 tane adı ülke, bir yerleri buldunuz. O da yaptığınız telefon görüşmelerinin haddi hesabı yok, ‘ben size şu kadar para veriyorum, öyleyse oyunu bu istikamette kullan’ demek suretiyle adımlar attınız” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs’ün, özellikle Doğu Kudüs Filistin’in başkenti olduğunu ve İslam dünyasının da bunu böyle kabul ettiğini vurguladı.

Devlet olarak dün olduğu gibi bugün de barışın, adaletin, istikrarın tesisi için mücadele verdiklerini, baskılar karşısında eğilip bükülmeden, her zeminde hakkı ve hukuku savunduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl ortak geleceğimizi tehdit eden kültürel ırkçılığa ve faşizme karşı çıkıyorsak, aynı şekilde DEAŞ, FETÖ, El Kaide, PKK gibi eli kanlı çetelerle de mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi müttefik ülkelerin yaptığı gibi teröristleri ideolojisine, kimliğine göre tasnif etmediklerini ve bu insanlık düşmanlarının tamamını lanetlediklerine vurgu yaparak, “Bizim gözümüzde DEAŞ’lı canilerin alçakça katlettiği Manchesterli, Parisli siviller ile Esed rejiminin bombaları altında can veren Hamalı, Humuslu kardeşlerimiz arasında fark yoktur” sözlerine yer verdi.

“Müslüman kardeşlerimizin terörist etiketiyle yaftalanmasına rıza göstermedik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Muarızlarımız, muhataplarımız ve hatta müttefiklerimiz bile ayrım yapsa da, bizler teröristler arasında asla ayrım yapamayız. Ne teröre, ne de terör bahanesiyle Müslüman kardeşlerimizin terörist etiketiyle yaftalanmasına rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Tehditlere, baskılara, bizi susturma çabalarına aldırmadan küresel ölçekte hak, özgürlük ve adalet mücadelemizi sabırla sürdüreceğiz. Türkiye’nin mücadelesi tüm ezilenlerin, ötekileştirilenlerin mücadelesidir. Bizim mücadelemiz, geleceği elinden çalınan sessiz yığınların mücadelesidir. Türkiye’nin mücadelesi Filistinlilerin, Arakanlıların, Afrikalıların, Türkistanlıların, mazlum Asya halklarının mücadelesidir. Siz genç kardeşlerimden ülkemizin bu mücadelesine cansiperane bir şekilde sahip çıkmanızı bekliyorum. FETÖ’cü ve bölücü alçakların iftiralarına boyun eğmeden, gerçek Türkiye’yi anlatarak ülkemize yönelik propagandaları boşa çıkarmanızı istiyorum.”

“24 Haziran Seçimlerinde Türkiye’nin 2023 hedefleri ile 2053 ve 2071 vizyonları da oylanacak”

24 Haziran seçimleri için, yurtdışında ve gümrük kapılarında oy kullanma işleminin 7 Haziran tarihinde başlayacağını hatırlatarak, Birleşik Krallık’ta eğitim gören gençlerden yoğun bir gayret beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde sadece Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin belirlenmeyeceğini, aynı zamanda Türkiye’nin 2023 hedefleri ile 2053 ve 2071 vizyonlarının da oylanacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimin sonucuna göre, ülkemiz ya 16 yıldır aralıksız sürdürdüğü demokrasi ve kalkınma hamlesini devam ettirecek, ya da çetin mücadeleler sonucunda elde ettiği pek çok kazanımı heba olup gidecektir. Şimdi sizlerden seçim sürecine işte bu hassasiyetle yaklaşmanızı istiyorum. İnşallah sizin, ailenizin ve tüm arkadaşlarınızın oy tercihlerinin büyük ve güçlü Türkiye’den yana olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda Çarşamba günü başlayacak Ramazan ayını tebrik ederek, Ramazan’ın ülke, millet ve İslam alemi için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere başarılar dileyerek ve TÜRKEN Vakfına emekleri, gayretleri, fedakarlıkları için teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

7 + 3 = ?

 
En Son Haberler

-------------------------------------------------------------------

AnketTümü
Cumhurbaşkanı kim olsun?
 
haber yazılımı: buki