Radyo TimeRadyo Time

Musa Özdemir'den de açıklama geldi

Musa Özdemir, yazılı basın açıklaması yaparak, Şahin'e "Gel eşit şartlarda hesaplaşalım" dedi.
Bu haber 181 kere okunmuş.07 Şubat 2019, Perşembe - 15:00

Açıklama şöyle: "ALTSO Başkanı Mehmet Şahin 05.02.2019 tarihinde avukatları aracılığı ile yaptığı açıklamada yine yalan iddialarla ve tehdit eder bir dille şahsım hakkında tahkir edici, karalayıcı beyanlarda bulunmuş, gerçekleri saptırarak kamuoyunda aleyhime algı oluşturmaya çalışmıştır. Bu nedenle cevap hakkım doğduğundan kamuoyuna açıklama mecburiyeti hissettim. 

Hatırlarsanız daha önceki basın açıklamamda FETÖ’nün Alanya İmamı olan ve tutuklu bulunan İsmail Akpınar ile Mehmet Şahin’in ıslak imzalı belgesini açıklamıştım. Mehmet ŞAHİN avukatları aracılığı ile yaptığı açıklamada bu belgenin varlığına itiraz etmedi. Açıklamada bu belgenin 2013 tarihinde imzalandığından ve üzerinden 3 yıl geçtikten sonra kendisinin FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmasından tutuklanmasını fırsat bilerek tarafımca kullanıldığından bahsedilmektedir. Devamla şahsıma bu belgeyi neden imzalandığı tarihte değil de 3 yıl sonra şikayet konusu yaptığım sorulmaktadır. Bunun cevabı çok basittir:

Belgenin imzalandığı 2013 yılında Alanya'nın Cumhuriyet Başsavcısı Yener Yavuz, İlçe Emniyet Müdürü Erkan Dur’dur. Her ikisi de FETÖ/PDY mensubuydu. Üstelik Mehmet ŞAHİN ile içli dışlı olacak şekilde görüşürlerdi. Kimi kime şikayet edecektik. Nitekim hem emniyet müdürü ile hem başsavcı ile bu durumu o dönem konuştuğumda bana bundan bir şey çıkmayacağını, kapatmamı söylediler. Sonradan bu şahıslar da tüm kamuoyunun bildiği üzere Mehmet ŞAHİN ile birlikte gözaltına alınarak tutuklanmıştır. 

Tüm Türkiye’de olduğu gibi o dönem devletin üst düzey yargı, emniyet ve bürokrasi ağı bu örgüt tarafından ele geçirildiğinden sonuç alamayacağımızı bildiğimizden derdimizi yargıya anlatamadık. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası her şey gün ışığına çıktığında, devletin topyekun arınma iradesini görünce biz de mağdur olan herkes gibi o tarihten sonra resmi şikayet hakkımızı kullandık. Şunu da bilmenizi isterim; Mehmet ŞAHİN benim ya da hakkında bildiklerini anlatan diğer kişilerin ifade ve şikayetleri üzerine gözaltına alınmış değildir. Devlet, yapmış olduğu soruşturma ve delil toplama neticesinde bu kişiyi gözaltına aldığında bizim şikayetimiz ve ifadelerimiz dosyada yoktu. Mehmet Şahin’in gözaltına alınmasını gerektiren bizden önce başka deliller vardı. Gözaltına alındığını duyduğumuzda kendisinin de ifade ettiği gibi eski tanışıklığımız olduğu için her şeyini bildiğimizden gidip bildiklerimizi anlattık ve vatandaşlık görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha söylüyorum, Mehmet ŞAHİN iftira atmadım herhangi bir yalan beyanda bulunmadım. Söylediklerim gerçektir, yalan veya iftira değildir.

Kendisine kumpas kurulduğunu, bu kumpasa da yalan beyanlarla bizim sebep olduğumuzu iddia eden Mehmet Şahin’e cevaplaması için şu soruları sormak bu aşamadan itibaren mecburi hale gelmiştir:

1- FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmasından tutuklanan ve telefonunda bylock tespit edilen dönemin Alanya Emniyet Müdürü Erkan DUR ile ilişkiniz ne düzeydeydi, haftanın kaç günü ofisine gelirdi?

2- FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmasından tutuklanan dönemin Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Yener Yavuz ile aranız nasıldı, ne sıklıkta görüşürdünüz?

3- FETÖ’nün Alanya'daki okullarında toplantı yaptınız mı, bu okullarda kaç kez yemek verdiniz?

Ben bu soruların cevaplarını bilen birisi olarak devletin hain darbe girişimi sonunda topyekun arınma mücadelesine katkı yapmayı bir vatandaşlık görevi sayarak bildiklerimi anlattıysam suç mu işlemiş oluyorum? Üstelik bunu, kimliğimi gizleyerek, iftiracılar ve kumpasçılar gibi değil, kimliğimi gizlemeden ve şikayetçi olarak yaptım. Şikayetçi oldum çünkü Mehmet Şahin’in kendisinin de inkar etmediği 2013 yılında imzalanan belge ile ben de bu örgütün mağdurları arasında olduğumu düşünüyorum. Mehmet ŞAHİN, bu evrakın sanki aramızdaki ortaklığın bitirilmesi için imzalanan bir belge olduğu havası oluşturmaya çalışmaktadır. 

Bu evrakın içeriğine bakıldığında şu anda atamdan kalan arazi ve üzerindeki otelimle ilgili olduğu görülecektir. Sayın Mehmet ŞAHİN sana buradan soruyorum, benim atamdan kalan bir arazide senin nasıl bir ortaklığın olabilir açıklar mısın? Bu bahsettiğin ortaklık nereden geliyor, bir açıkla da herkes bilsin. Bankalardan kredi sağlama vaadi ile muvazaalı olarak geçici süreliğine üzerine aldığın atamdan kalan yerdeki hisseleri kredi sağlayamayınca geri vermeyi reddedip, FETÖ’nün Alanya imamı ile birlikte anlaşma adı altında şahsımdan para kopardınız. Bu evrak işte bunun belgesidir. 

Yapılan açıklamada bir soruşturma dosyam olduğundan bu dosyadan yurt dışına çıkış yasağım olduğundan bahsedilmektedir. Benim bildiğim herhangi bir yurt dışına çıkış yasağım yoktur. Ama avukatları aracılığı ile yaptıkları açıklamada ısrarla böyle bir durumdan bahsettiklerine göre ellerinde buna ilişkin bir belge olsa gerektir. Varsa elinizde böyle bir belge gösterin de kamuoyu da görsün biz de görelim. Böyle bir belge yok da ona rağmen konuşuyorsanız müfterisiniz. Kaldı ki bahsettiğiniz türde adli soruşturmalar tam bir gizlilik esası ve gizlilik ilkesine göre yürütülmek zorunda olduğundan dosyanın tarafları haricinde hiç kimseye bilgi ve belge verilemez. Sayın Mehmet Şahin size ilgilisi olmadığınız halde bir soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeleri kim verdi? Yargı içerisindeki bu gizli ilişkiniz kiminledir? Usule ve yasaya aykırı evrak temini kabiliyetiniz nereden gelmektedir? Sen önce bu soruları bir cevapla.

Kendi suçunu bastırmak için diyor ki; Alanya imamı olarak bilinen İsmail Akpınar’ı Musa Özdemir araya soktu diyor, İsmail Akpınar’ı geçmişten bugüne kadar hiç benim ofisimde, iş yerimde, yanımda gören olmuş mudur? Sayın Mehmet Şahin, İsmail Akpınar, bizi imza için çağırdığında senin ofisindeydi, biz de Süleyman Kütürüp ile birlikte geldik. Benim yanımda getirdiğim aracı kişim Süleyman Kütürüp’tü bunu o belgede imzası olan herkes bildiği gibi Mehmet Şahin kendisi de biliyor ama her zaman yaptığı gibi kendisini kurtarmak adına yalana başvuruyor. 

Son olarak yaptıkları açıklamada, Mehmet Şahin ile imzaladığımız sözde protokolde, Mehmet Şahin’in protokolü imzalamaması durumunda inşaatına iskan vermeyeceğimin yazıldığı, bu konuda görevi kötüye kullandığım iddiası vardır. Bu iddia sözleşmedeki çıkar ilişkisi ve üstün duruma bile terstir. Sözleşme ile borçlandırılan benim. Üstün durumda olan Mehmet Şahin. Sözleşmedeki hukuki duruma göre ben böyle bir dayatmayı yapabilecek konumda ve imkanda değilim. Gerçek tam tersi olup, Mehmet Şahin geçici süreliğine kredi sağlamak adına muvazaalı olarak devraldığı ata mirası yerimi geri vermek için o anda iskana müsait olup olmadığını bilmediğim inşaatının iskan ruhsatını da hukuka aykırı olarak kendisine verilmesini zorunlu koşmuştur ve sözde protokole yazdırmıştır.

Her fırsatta ALTSO Başkanı ve Litvanya Fahri Konsolosluğu unvanlarını kullanarak açıklama yapan ve kendisine verilen unvanların arkasına sığınan Mehmet Şahin’e sade bir vatandaş olarak, Musa Özdemir olarak çağrımı bir kez daha yineliyorum; unvanlarınla, basındaki tetikçilerinle beni tehdit etmeyi bırak, adalete güveniyorsan arkasına sığından unvanlarından sıyrıl, sade bir vatandaş olarak adliyeye gel eşit şartlarda hesaplaşalım. 

Herkese çok teşekkür eder, saygılarımı sunarım”

Etiketler: Musa Özdemir  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

3 + 4 = ?

 
En Son Haberler
haber yazılımı: buki