Radyo TimeRadyo Time

Semih Esen’den Konyaaltı’na Hasan Ali Yücel Kütüphanesi

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “Türk mimarisine uygun, yüzyıllarca ayakta kalabilecek bir bina ve içerik olarak da dolu bir kütüphane planlıyoruz. Bu, bölgedeki standardı ve kaliteyi de artıracaktır” dedi.
Bu haber 245 kere okunmuş.15 Ocak 2020, Çarşamba - 13:19

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) 2020 faaliyet yılı 1. Kahvaltılı Toplantısı Akra Hotel’de gerçekleştirildi. Toplantı Başkanlığını ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı’nın gerçekleştirdiği toplantının konuğu Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen oldu. ‘Belediyelerde Yerelden Kalkınma Modeli’nin konuşulduğu toplantıya ANSİAD üyesi iş insanları katıldı. Konyaaltı Belediyesi’nin proje ve faaliyetleri hakkında bilgiler veren Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “Antalya çok güzel bir yer fakat bu çağda yapılan anıtsal bir yapı maalesef Antalya’da yok. Biz bu düşünceyle Hasan Ali Yücel Kütüphanesi olarak düşündüğümüz bir kütüphane yapmayı planlıyoruz” dedi.

Yurt ihtiyacı giderilecek

Konyaaltı’nda toplumsal ve sosyal anlamda ihtiyaçlar olduğunu kaydeden Başkan Semih Esen, “Bu ihtiyaçların giderilmesi için çeşitli yatırımlar planladık. Bunlardan biri barınma ihtiyacı. 65 bin öğrencisi olan üniversitenin maalesef 9 bin kapasiteli yurdu var. Çocuklarımız çok sıkıntılı bir durumdalar. Öncelikli hedef olarak çok yakın zamanda 200 kişilik bir yurt inşaatına başlayacağız. Bunu önceliğe vermemiz gerekiyordu çünkü son zamanlarda gördük ki üniversite öğrencisi kardeşlerimiz açmaza girip intihar etme noktasına kadar geliyorlar. Bu noktada onlara destek olmazı gerekiyordu, böyle bir yatırımı önceliğe aldık. Sonrasında da kapalı spor salonu ve yüzme havuzu tesisi projelerimiz var” diye konuştu. Antalya'nın çok güzel bir yer olduğunu fakat anıtsal bir yapısının olmadığını kaydeden Esen, “Pek çoğunuz yurt dışına gittiğinizde görüyorsunuz, bu çağda yapılan anıtsal bir yapı maalesef Antalya’da yok. Valiliğin olduğu bina ve bir kaç eski konak dışında büyük ve güzelce bir yapı yok. Bu eksikliği gidermek adına Türk mimarisine uygun, yüzyıllarca ayakta kalabilecek bir bina ve içerik olarak da dolu bir kütüphane planlıyoruz” dedi. 

Konyaaltı Antalya’nın laboratuvarı

Konyaaltı’nın Türkiye koşullarında iyi bir gelişme gösterdiğini dile getiren Başkan Esen, “Antalya’da köy var, kent var, sanat var, ticaret var, Antalya’nın laboratuvarı, vitrini neresi derseniz Konyaaltı’dır. Muratpaşa’da deniz var ama köy yok, Kepez’de köy var ama deniz yok. Konyaaltı’nda, Antalya’da her ne varsa hepsi mevcut. O yüzden gözümüzden sakınarak büyütemiz lazım, başka bir Konyaaltı yok” diye konuştu. 

Anadolu kalkınma kuşağı

Genel ekonomik sistem içerisinde bölgeye uygun fonksiyonların belirleneceğini sözlerine ekleyen Başkan Semih Esen sözlerini şöyle sürdürdü, “Antalya denilince tarım, turizm, ticaret gibi bir parantezle kendimizi sınırlamamız gerekiyor. Bizim yerel yönetimler öncesinde parti olarak ortaya koyduğumuz şey, her bir belediyemiz Anadolu’da bir kalkınma kuşağı olacak. Bunun açılımı, her bölgenin neyle ileri gitme, neyle para kazanma şansı var, imkanı varsa bu yolda belediyeler onların önünü açacak ve destek olacaktır. Burada bizlere yüklenen görev ve sorumluluk budur. Biz aldığımız görevle her bir belediyeyi Anadolu kalkınma kuşaklarının bir noktası olarak görüyoruz. Kendimizi de bunun yöneticisi idarecisi olarak görüyoruz. Maalesef göreve geldiğimiz günden beri çok fazla ekonomik hareketlilik yok piyasalarda, dolayısıyla bunu realize edebileceğimiz somut örnekleri henüz ortaya koyamadık. Görüyoruz ki öncelikle inşaat olmak üzere bir çok sektör frene basmış gibi. İnşallah bu durgunluk geçtiğinde bize de görevler düşecektir.” 

Konyaaltı’nda frene bastık

Konyaaltı nüfusunun her sene yüzde 9 büyüdüğüne işaret eden Başkan Esen, “Bundan 20 sene önceki nüfusla bugünkü nüfusu kıyasladığınızda, Konyaaltı 180 senede yaşaması gereken büyümeyi 20 senede yaşıyor. Bu hıza da nüfusu 400 bin olana kadar devam edecek. Ondan sonra da yeni yerleşim yerlerinin açılması konusunda biraz daha yavaşlayacaktır. Benim dönemimde bu büyümeyi biraz frene basarak yapmak istiyoruz” dedi. Konyaaltı’nın ulaşım, altyapı gibi sıkıntılarının olduğuna değinen Başkan Esen, “Benim oradan Muratpaşa’ya gelmem çok uzun sürdü, ki 200 bin nüfusu buraya taşımak bu kadar zor ise nüfus 2 katına çıktığında Konyaaltı’na gelip gitmek çok daha zorlaşacak. Öncelikle ulaşım imkanlarının hazırlanması gerekiyor. Yüzde 9 çok ciddi bir büyüme” diye konuştu. Esen, “Konyaaltı’nda her sene 2 bin tane yeni çocuk doğuyor. Dışarıdan okul çağına gelmeden önce buraya gelenleri de katarsak yaklaşık 3 bin tane çocuk her yıl birinci sınıfa başlıyor. Maalesef Konyaaltı’nda şu anda her yıl 3 bin çocuğa eğitim verebilecek okul yok. Bunlar bizim el frenini neden biraz çekeceğimizin sebepleri” dedi. 

Konyaaltı köylere sıkıştı

Yaşanan altyapı gelişmeleriyle birlikte Konyaaltı’nın köylere sıkıştığını kaydeden Başkan Esen, “Konyaaltı kültürünün, yerelinin özelliklerinin korunması gerektiğine inanıyorum. Değirmenözü diye bir restoran vardı orada artık yok. Biz o değirmeni aslına uygun yeniden inşaa etmek, yanına da geleneksel Konyaaltı evi özelliklerini taşıyan konak yaptırmak, içerisinde de bölgeyle ilgili, geleneksel hayatla ilgili parçaların sergilendiği Konyaaltı müzesiyle, Konyaaltı ne kadar büyürse büyüsün burada daha önceden bir kültürün var olduğunu ifade eden bir müze planımız var” diye konuştu.

Arkamızda hükümet yok

Yatırımların yapılmasıyla ilgili gelen bir soruyu cevaplayan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, sözlerini şöye sürdürdü; “Biz CHP’liyiz arkamızda hükümet yok, bir işlem yaparken de borçlanırken de korkuyoruz. Kendi adımıza korkmuyoruz, ben seçilmezsem kimse gelip benden istemeyecek bu borcu. Biz o korkuyu elbette toplum adına yaşıyoruz, hesaplı olmakta fayda var. Bir ödül vereceklerdi bana Avrupa’da, bunu bir örnek olarak vereyim CHP korkaklığına. Onun bir maliyeti vardı ve ben şu ekonomik koşullarda öyle bir maliyeti oraya harcamanın çok gerek olmadığını düşünüp, kendilerinden ödülü bize burada vermelerinin mümkün olup olmadığını sordum. Onlarda gayette mümkün diyerek ödülümüzü buraya getirdiler. Biraz korkmak lazım, çünkü harcadığımız para kendi paramız değil. Harcadığımız para sizlerin her ayın 26’sında ödediğiniz KDV’lerle ödeniyor. Gereksiz bir yatırım için borçlanmaya korkarız ama gerekli bir yatırım için borçlanmaktan asla korkmayız.” 

Sahil Yaşam Park’ta işletme hatası var

Sahip Yaşam Park projesini beğendiğini kaydeden Başkan Esen, “Sahil Yaşam Park projesi güzel bir proje ve uygulama, kötü bir proje değil. Oranın bir düzenlemeye ihtiyacı vardı. Beğenmediğim tarafı şu, o bölgede kiraların yüksekliği” dedi. Kiraların yüksek olması dolayısıyla işletmelerin daha fazla insana hitap etmek istediklerini sözlerine ekleyen Esen, “Yanılmıyorsam bir tane işletmenin kirası 400 bin TL civarı. İşletmenin kirası 400 bin TL, metrekaresi de 6 metrekare olunca adam kirayı çıkarabilmek için mecburen biraz daha fazla insana hitap etmek zorunda. Bu kiralamayı bu şekilde yaparsanız şunu dersiniz, sen şimdi gir buraya sonra icabına bakarsın. Adam da icabına bakıyor. Bunlar söylenmediği için şu anda bu durum yaşanıyor. İşletme hatası var orada, bence standardı korunmalıydı, oradan kar beklenmemeliydi. Biz söyleyince istemez oluyoruz ama bir tane daha Konyaaltı sahilimiz yok” diye konuştu.

300 dönümlük hayvan barınağı arayışı

Konyaaltı’nda yaşanan başıboş hayvanlarla ilgili gelen bir soruya cevap veren Başkan Esen, geçtiğimiz aylarda Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yaşanan soruna değinerek, “Bizim hayvanlarla ilgili bir tesisimiz var, maalesef üzücü bir olay da yaşandı. O olayda da çeşitli sıkıntılı durumları tespit ettik yaptığımız soruşturmada. Orası bir bakım evi, bir hayvan barınağı değil. Bizim oraya hasta olan, kısırlaştırması yapılacak olan hayvanlar gelir. Bu hastaysa iyileşince, kısırlaştırılacaksa da işlem gerçekleşince alındığı yere bırakılır” dedi. Antalya’da büyük bir barınağa ihtiyaç olduğunun altını çizen Esen sözlerini şöyle sürdürdü; “Başka çözüm yolu yok. Çünkü mevzuat gereği bir barınağınız yoksa köpeği kısırlaştırdıysanız aynı yere bırakmak zorundasınız. Başka türlü bir yetkiniz ve hakkınız yok. Büyükçe bir barınak yapılması ve bu barınakta bu hayvanların beslenmesi gerekiyor. Bütün hayvanların kısırlaştırıldığını düşünürseniz, belli bir zaman sonra bu sorun çözülür. Biz bir hayvanı kısırlaştırma için yakalamaya çalıştığımızda bile protesto ediliyoruz, niye yakalıyorsunuz diye. Yani bir tarafta sizler gibi hayvanlardan dolayı sıkıntısı olanlar, korkanlar veya saldırıya uğramış olanlar var, bir tarafta da hayvanlara elinizi bile süremezsiniz diyen bir hayvansever kitlesi var. Toros ve Akkuyu mahallelerinde, 13 tane benim dönemimde köpek ısırma vakası var. Birisi benim çocuğumu köpek ısırdı derken birisi de senin çocuğun bir şey yapmasaydı ısırmazdı diyor. Bunun çözümü ilk olarak kısırlaştırmak, ikincisi de çok büyük bir barınak. Barınak konusunda benim bir girişimim var, ormanla yer arayışı içerisindeyiz. 300 dönümlük bir arazi bulup tahsis alabilirsek orada doğal ortamlarında yaşamalarını sağlayabiliriz. Aksi takdirde bizim o hayvanları koyacak bir yerimiz yok.” 

Toplantı, soru ve cevapların ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 8 = ?

 
En Son Haberler
AnketTümü
Henüz anket eklenmemiş.
haber yazılımı: buki