Radyo TimeRadyo Time

"Tüm Müslümanların davasıdır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesi açış konuşmasında, “Kudüs davası tüm Müslümanların davasıdır, Kudüs, elinde on binlerce masum Filistinlinin kanı olan bir terör devletinin insafına bırakılmayacak kadar mukaddes bir mübarek beldedir” dedi.
Bu haber 228 kere okunmuş.19 Mayıs 2018, Cumartesi - 13:34

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesi açış konuşmasında, “Kudüs davası tüm Müslümanların davasıdır, Kudüs, elinde on binlerce masum Filistinlinin kanı olan bir terör devletinin insafına bırakılmayacak kadar mukaddes bir mübarek beldedir” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Zirvesi Konferansı Olağanüstü Toplantısı’na Afganistan, Gine, İran, Katar, Kuveyt, Moritanya, Sudan, Ürdün ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) devlet başkanlarının yanı sıra Endonezya ve Gambiya'nın cumhurbaşkanı yardımcıları katıldı. Filistin, Kırgızistan, Pakistan başbakan düzeyinde toplantıda yer alırken Özbekistan, Cezayir ve Sudan parlamento ya da senato başkanları seviyesinde temsil edildi. Suudi Arabistan, Mısır, Azerbaycan, Bahreyn, Lübnan, Irak, Tunus, Umman, Libya, Bangladeş, Burkina Faso, Çad, Kazakistan, Komorlar, Maldivler ve Tacikistan toplantıya Dışişleri Bakanlığı seviyesinde katılım sağladı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Fas devlet bakanı seviyesinde, Venezuela ve İtalya ise misafir ülke olarak toplantıya iştirak etti. Rusya’nın İİT Daimi Temsilcisi ile temsil edildiği zirvede ayrıca birçok ülkeden çeşitli bakanlar ve büyükelçiler de hazır bulundu.

Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, olağanüstü toplantı için İstanbul'a gelen konuk ülke temsilcilerini selamlayarak, "Bugün kalbi bizimle birlikte çarpan dünyanın dört bir köşesindeki tüm Kudüs dostlarını da aynı şekilde sevgiyle selamlıyorum. Kudüs'ün sırdaşı, yoldaşı, kader arkadaşı İstanbul'a hoş geldiniz" dedi.

“İİT Zirvesi, Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm Kudüs sevdalılarına güç ve cesaret veriyor”

Katılımcıların ramazan ayını da tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mübarek ayın tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diledi. Ramazan ayının dargınlıkların unutulup, ayrılıkların bir kenara bırakıldığı, kardeşlik bağlarının güçlendiği, birlik, beraberlik ve dayanışma ikliminin en geniş şekilde hissedildiği müstesna bir dönem olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ramazanın da ruhuna uygun bir şekilde dünyanın dört bir ucundan dayanışmalarını göstermek amacıyla İstanbul'a gelen siz misafirlerimize kardeşliğiniz, hassasiyetiniz için özellikle teşekkür ediyorum. İslam coğrafyasının siz değerli temsilcilerini aramızda görmek, Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm Kudüs sevdalılarına güç ve cesaret veriyor. Bugün İstanbul'da ilk kıblemiz, göz bebeğimiz Kudüs'ün tarihî ve hukuki statüsüne bir kez daha yapılan hoyratça saldırı nedeniyle bir araya geldik. Bu tarihî toplantının ve alacağımız kararların, Kudüs ve tüm Filistin için hayırlara vesile olmasını Allah'tan diliyorum."

"Kudüs, tüm Müslümanların davasıdır"

Zirve Dönem Başkanı olarak üç gün önce yaptıkları davete kısa sürede icabet ettikleri için, katılımcı ülke temsilcilerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bugün İsrailli haydutlarca katledilen Filistinliler için harekete geçmek, tüm dünyaya insanlığın hâlen ölmediğini göstermek demektir. Bugün Kudüs'e sahip çıkmak, barışa, insanlığa sahip çıkmaktır. Çünkü Kudüs, bütün Müslümanların onuru, izzeti, harim-i ismetidir. Kudüs Müslümanların ortak hafızası, ortak mirası, ortak emeğidir. Kudüs aynı zamanda üç semavi dinin de mukaddes beldesidir. Kudüs'e yönelik her saldırı aynı zamanda bu değerlerin, bu hassasiyetlerin tamamına yapılmış demektir. Bizler bugün burada toplantımızla sadece Kudüs'ü işgal teşebbüsüne karşı tepkimizi ortaya koymuyoruz. Aynı zamanda üç semavi dinin barış içinde bir arada yaşama idealine de sahip çıkıyoruz. Bizler bugün bölgemizi kan ve gözyaşına boğmak isteyenlere 'dur' diyoruz. Buradaki toplantımızda, Filistinli kardeşlerimizin mücadelelerinde asla yalnız olmadıklarını haykırıyoruz. Bir kez daha şu gerçeğin herkes tarafından bilinmesini istiyorum; Kudüs davası tüm Müslümanların davasıdır, Kudüs, elinde on binlerce masum Filistinlinin kanı olan bir terör devletinin insafına bırakılmayacak kadar mukaddes bir mübarek beldedir."

ABD'nin hukuk dışı Kudüs kararının ilk işaretleri gelmeye başladığı andan itibaren ABD yönetimine gerekli uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir adımının bölgede tansiyonu yükselteceğini, yeni gerginliklere, yeni çatışmalara neden olacağını söylediklerini, kutsal topraklarda bir taşı yerinden oynatmanın bile ciddi sorunlar doğuracağını dile getirdiklerini kaydetti.

“İsrail'in yaptığı haydutluktur, vahşettir, devlet terörüdür”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tip tek taraflı uluslararası hukuku çiğneyen, Birleşmiş Milletler'in (BM) altını oyan adımların sadece Müslümanlara ve Hristiyanlara değil Yahudilere de zarar vereceğini defalarca dile getirdiklerini hatırlatarak, yanlışta ısrar edilmesi hâlinde tüm bölgenin çatışma iklimine gireceğini, bulunun sorumlusunun da kararı uygulayanlar olacağını belirttiklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Maalesef iyi niyetli ikazlarımız adeta büyük bir akıl tutulması yaşayan muhataplarımızda karşılık bulmadı. Tüm uyarılara rağmen ABD gerilim ve çatışmadan beslenen çevrelerin esiri oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun iradelerini nazara dikkate almayan Amerikan yönetimi İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ve bazı radikal evangelistlerin kuyruğuna takılmayı tercih etti. 14 Mayıs Pazartesi günü Amerika dünyadan yükselen tepkilere rağmen İsrail Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Filistin'in de başkenti olan Kudüs'e taşıdı. Aynı gün kararı protesto eden Filistinli kardeşlerimize yönelik bir katliam gerçekleştirildi. İsrail demokratik haklarını kullanan, çıplak elleriyle işgale direnen, aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu 62 Filistinli kardeşimizi vahşice şehit etti. İsrail'in saldırıları sonucunda bir kısmı ağır 2 bin 700 Filistinli de yaralandı. Bir kez daha ilk kıblemiz Kudüs'ün muhafaza ve müdafaası için canlarını feda eden tüm şehitlerimize yüce Allah'tan rahmet, yaralanan kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum. Açık ve net söylüyorum İsrail'in yaptığı haydutluktur, vahşettir, devlet terörüdür."

"Musevilere yapılan zulümden farkı yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 yıl önce Avrupa'da Musevilere yapılan zulümle bugün Gazzelilerin maruz kaldıkları vahşet arasında hiçbir fark olmadığını vurgulayarak, 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarında her türlü işkenceye uğrayan insanların çocuklarının bugün adeta Nazilere taş çıkartan yöntemlerle masum Filistinlilere saldırıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınları, çocukları, masum göstericileri vahşice öldürmenin tek bir geçerli mazereti olamayacağını belirterek, "Mahmut Derviş'in süt ve bal akan ülkem dediği hareketli Filistin'i kan ve gözyaşına boğmak başka nasıl izah edilebilir. İsrail hem tüm dünyanın gözü önünde bu cinayetleri işliyor hem de kanını döktüğü insanları suçlayarak kendini aklamaya çalışıyor. İsrail yönetimi katliamlarını yalanlarla örtebileceğini zannediyor. Çünkü hesabı hukuk önünde sorulmayan her cinayet faili daha da azdırır. İsrail de yıllardır Filistinlilere yönelik şiddet politikalarının hesabını hukuk önünde vermediği için gün geçtikçe pervasızlaşıyor, azgınlaşıyor. Kimi Batılı ülkelerin mahcubiyetini fırsat bilerek katliamlarına her gün bir yenisini daha ekliyor" diye konuştu.

"14 Mayıs, Filistin'in makus tarihine yeni bir nakba günü olarak kaydoldu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Pazartesi gününün, Filistin'in makûs tarihine yeni bir Nakba Günü olarak kaydolduğunu söyledi. Bugün gelinen noktada ABD'nin işgal politikalarıyla Apartayt rejimine taş çıkartan İsrail'i ödüllendirdiğini, barış istediğini defalarca kanıtlamış olan Filistin'i ise cezalandırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kudüs kararıyla, İsrail'in katliamlarına zemin hazırlayan ABD'nin eline masum Filistinliler'in kanı bulaşmıştır" dedi. ABD'nin artık Ortadoğu'da çözümün değil, sorunun parçası hâline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni aktörlerin sürece dâhil olması, barış sürecinin yeniden sağlam bir zeminde işlerlik kazanmasının şart olduğunu vurguladı.

“İsrail, katlettiği masumların hesabını uluslararası yargı önünde mutlaka vermeli”

Bu konuda İİT Zirve Dönem Başkanı olarak Filistinliler ile eşgüdüm içerisinde adımlar atmaya başladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail'in zulüm ve katliamlarının cezasız kalmaması için yine Filistinli kardeşlerimizle birlikte çalışmalıyız. İsrail, katlettiği masumların hesabını uluslararası yargı önünde mutlaka vermelidir. Bu konunun BM Genel Kurulu nezdinde de takipçisi olacağız. Maalesef adaletin tecellisi için atılan her adım Güvenlik Konseyi'nde ABD yönetimi tarafından veto ediliyor. Meseleyi yine BM Genel Kurulu'na götürecek, inşallah burada tüm İslam ülkelerini ve vicdan sahiplerinin desteğini alacağız. Ramazan ayı boyunca kendi ülkemiz başta olmak üzere tüm İslam ülkelerinde Filistinli kardeşlerimiz için yardım kampanyaları düzenleyeceğiz. Ayrıca diplomatik kanalları kullanarak tüm tepkimizi ortaya koyacağız" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen noktada herkesin şu gerçeği çok iyi bildiğini belirterek, şunları dile getirdi: "Kınamak, kızmak, bağırmak bugüne kadar işgal ve zulmü durdurmadığı gibi bundan sonra da durdurmayacaktır. Müslümanlar kendi haklarını alana kadar hiç kimse bize hakkımızı altın tepside ikram etmeyecektir. Bosna'da, Suriye'de, Arakan'da ve daha pek çok yerde Müslümanlar haklı olmasına rağmen kazananlar hep gücü elinde bulunduran zorbalar olmuştur. Artık bu bozuk ve adaletsiz düzeni değiştirmenin zamanı gelmiştir. Amerika'nın Kudüs kararı, İslam dünyasına yönelik yeni operasyonların habercisidir. Eğer bu konuda bizler yeterli tepkiyi göstermezsek inanın bana bunun çok daha kötüleri gelecektir. Bu meselede elde edeceğimiz başarı ise Müslümanlar için bir dönüm noktası olacaktır. Bunun için önce kendimizi toplayacağız sonra toplanacağız. Birbirimizle kenetleneceğiz ve Rabbimin emri ortada; 'Hepiniz toptan sımsıkı Allah'ın ipine yapışınız, tefrikaya düşmeyiniz, bölünüp parçalanmayınız'. Bu ilahi emre uyacağız."

“Başkenti Kudüs olan Bağımsız Filistin Devleti talebinden asla vazgeçmeyeceğiz”

İslam ülkeleri olarak başkenti Kudüs olan 1967 sınırları içinde egemen ve bağımsız Filistin devleti talebinden asla vazgeçmeyeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün, burada verdiğimiz mesajların tüm dünya tarafından ciddiyetle değerlendirileceğine inanıyorum. İnşallah açıklayacağımız sonuç bildirgesi, tüm İslam dünyasında, tüm dünyada çok daha farklı bir tesir uyandıracaktır" dedi.
 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 10 = ?

 
En Son Haberler

-------------------------------------------------------------------

AnketTümü
Cumhurbaşkanı kim olsun?
 
haber yazılımı: buki