“Türk dünyası içindeki dayanışmanın her geçen gün daha da pekişmesi iftihar vesilesidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin (Türk Konseyi) 7. Zirvesi’ne katılmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitti.
Bu haber 104 kere okunmuş.14 Ekim 2019, Pazartesi - 13:12

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’a hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda açıklamalarda bulunarak gazetecilerin sorularını cevapladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetine icabetle, 14-15 Ekim 2019 tarihlerinde düzenlenecek Türk Konseyi 7. Zirvesi’ne katılmak Bakü’ye gideceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü’de ilk olarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile bir araya geleceğini bildirdi.

“Türk Konseyi 7. Zirvesi pek çok açıdan tarihe kayıt düşecektir”

DEİK tarafından organize edilen Dünya Türk İş Konseyi Bakü Buluşması’nda yurt dışında yaşayan iş adamlarıyla buluşacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılacağı Türk Konseyi 7. Zirvesi’nin de pek çok açıdan tarihe kayıt düşeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’nin Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde imzalanan Nahçıvan Antlaşması’yla kurulan Türk Konseyi’nin 10. yıl dönümüne tekabül ettiğine dikkati çekerek Bakü Zirvesi’nde Özbekistan’ın Türk Konseyi’ne tam üye olarak katılışına da şahitlik edeceklerini söyledi.

Geçen yılki zirvede gözlemci üyelik statüsünü kazanan Macaristan’ın Başbakanı Viktor Orban’ın da yine zirvede olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eylül ayında Budapeşte’de konseyimizin Avrupa Temsilcilik Ofisi’nin açılması ise teşkilatın gücüne güç katmıştır. Şahsen teklifim ve diğer ülkelerin de kabulüyle, Türk Dünyası’nın Aksakalı, Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı, Elbaşı Sayın Nursultan Nazarbayev’e Türk Konseyi Onursal Başkanı unvanı da bu zirve vesilesiyle takdim edeceğiz. Aksakalımızın engin tecrübelerinden böylece konsey olarak istifade etmeyi sürdüreceğiz. Türk Dünyası içindeki dayanışmanın her geçen gün daha da pekişmesi, iş birliğimizin daha da güçlenmesi doğrusu bizler için iftihar vesilesidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılacak devlet ve hükûmet başkanlarıyla ikili görüşmelerde de bulunacağını dile getirerek hem konseyin hem de ikili ilişkilerin geleceğini ele alacaklarını aktardı.

Zirvede muhataplarına Barış Pınarı Harekâtı hakkında da kapsamlı bilgi vereceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakü’deki temaslarımızın Türk Konseyi üyesi ülkelerle aramızdaki ilişkilere ivme kazandıracağına inanıyorum. Zirvenin gündemimizdeki bölgesel ve uluslararası meseleler karşısında ortak tutum belirlenmesi açısından verimli geçmesini temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını cevapladı.

“Münbiç konusunda verdiğimiz kararı uygulama aşamasındayız”

Suriye ordusunun Münbiç ve Ayn El Arab’a döndüğü, aynı zamanda terör örgütü YPG-PYD ile iş birliği yaptığı iddialarının anımsatılarak bu konuda Rusya ile bir iletişiminin olup olmadığı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Münbiç konusunda şu anda biz kararımızı verdiğimiz gibi uygulama aşamasındayız. Bildiğiniz gibi Amerika ile Münbiç konusundaki karşılıklı mutabakatımız 90 gün içinde terör örgütleri Münbiç’i boşaltacaklardı. Fakat seneyi devirdik, Münbiç boşaltılmadı. Yani Münbiç boşaltıldığında oraya Türkiye olarak biz girmeyeceğiz ki oranın gerçek sahipleri olan Arap kardeşlerimiz, oranın sahipleri aşiretler ki onlarla görüşmelerimiz oldu, onlar oraya girecek” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin askerlerinin Suriye’nin kuzeyinden çekilmesinin olumlu bir yaklaşım olduğunu, bu yaklaşımın hala geçerliliğini koruduğunu söyledi.

“Harekata ilk başta verilen tepkiler Türkiye’nin haklı gerekçeleri görüldükçe değişecektir”

Barış Pınarı Harekâtı’na karşı yabancı basının manipülasyonlarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar istediği kadar hedef saptırsınlar, bu gerçekleri bizim halkımız görüyor. Biz de bunları dünyaya yazılı görsel medya vasıtasıyla anlatmaya gayret ediyoruz. Onlar kendi maharetlerini sergileyecekler, sahtekârlıklarını yapacaklar, biz ise doğruyu anlatmaya gayret edeceğiz. Bunlar bizi yıldırmasın” diye konuştu.

“Arap Ligi, Avrupa’dan da, Batı’da da bazı iç eleştiriler oldu, yani bu alanda ülke görüşüne katılmadığına dair, Türkiye’nin haklı gerekçeleri olduğuna dair sesler de yükseldi. Gün geçtikçe bu tepkilerin yönünün değiştiği konusunda neler söylemek istersiniz?” sorusuna da Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk başta verilen tepkilerin Türkiye’nin haklı gerekçeleri görüldükçe değişeceğini söyledi.

“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar, gerçek bu. Ve şu anda da cereyan eden hadiseler karşısında bütün bunları görüyorlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile görüştüğünü ve onların da birçok gerçekler bilmeden, çok ciddi dezenformasyon baskısı altında olduklarını gördüğünü kaydetti.

“Türkiye, NATO Müttefiki olan bir ülke”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz NATO müttefiki olan bir ülkeyiz. Dikkat edin bu ülkelerin hepsi NATO üyesi, NATO’nun 5. maddesi var. Biz bir terör örgütünün şu anda baskısı altındayız, tacizi altındayız. Buna karşı 5. maddede bunların kimin yanında yer alması lazım? Bizim yanımızda yer alması lazım. Siz bir NATO üyesi müttefikinizin yanında mı yer alacaksınız, yoksa terörle mücadele görevi olan NATO’ya karşı kimin yanında yer alacaksınız, bu teröristlerin yanında mı yer alacaksınız? Tabii cevap veremiyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ve yaptıkları şeylerin gayesi nedir, sebebi nedir; bunu tabii anlamak mümkün değil. İnsan bazen düşünüyor, ha NATO üyesi ülkeler içerisinde tek halkı Müslüman olan ülke Türkiye acaba buradan mı? Buraya doğru iş kanalize oluyor. Bu teröristlerin işte yapısı belli, görevi aynı zamanda teröre karşı da mücadele vermek olan NATO 5. madde noktasında da şu anda pasif” açıklamasında bulundu.

“Biz devletiz, karşımızda terör örgütü var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüştüğünü anımsatarak, “Onun duruşu çok çok farklı, ama üye ülkelerin bir kısmının duruşu farklı. Belli konuşmaları yaptıktan sonra, mesela Sayın Boris Johnson ben o zaman nasıl yardımcı olabilirim noktasına geldi. Biz tabii bu noktada dik duracağız, şu anda özellikle teröre ve teröristlere karşı bizim biliyorsunuz Kürtlerle herhangi bir bölgede savaşmak, böyle bir şeyimiz yok. Biz devletiz, karşımızda terör örgütü var. Dolayısıyla, terör örgütüyle savaş olmaz, mücadele olur. Savaş ise devletler arasında olur. Bu hassasiyetimizi de ortaya koyuyoruz, ona göre bu mücadeleyi sürdürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin de “Etkisiz hâle getirilenlerin sayısı 550’e ulaştı 08.30 itibariyle ve bunların içerisinde de 500 malum ölü var, bunun yanında 26 yaralı, 24 teslim olan var” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından, Bakü’ye hareke etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’a Azerbaycan ziyaretinde; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da eşlik ediyor.

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

8 + 8 = ?

 
En Son Haberler
YazarlarTümü
haber yazılımı: buki