Radyo TimeRadyo Time

Referandum Sentezi

Bu makale 445 kere okunmuş.18 Nisan 2017, Salı - 18:37
servet1956 @ gmail.com

 Aylar önce belirlenen ve dün 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum ile ilgili ortaya çıkan sonuç % 51.4. evet ve % 48.6 hayır ile ilgili olarak her kafadan sesler çıkadursun, CHP istediği kadar itiraz etsin, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi ‘Atı alan Üsküdar'ı geçti bile’ 

 Şimdi gelelim seçim öncesi ve sonrasında yaşananlara. Gerek genel anlamda gerek yerel anlamda yapılan seçim çalışmalarındaki söylemler, halkımızı oldukça tedirgin etmiş ve vereceği oylara da etki etmiştir. Evetçiler hayırcılara “vatan haini” derken, hayırcıların da “hırsız, soyguncu” gibi göbek altı mesajlar vermeleri halkı bezdirmiş ve arzu ettikleri sonuca gitmelerini engellemiştir.

16 Nisan’da iki takım sahaya çıktı

 Evet, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa Değişikliği Referandumunda istiklal ve istikbal kupasında evet spor ile hayır spor karşı karşıya geldi. Takım kadrolarına baktığımız zaman korkunç bir eşitsizlik olduğunu ve eşit şartlarda maçı oynamadıklarını görüyoruz. 

Evet spor kadrosunda oynayanlar:
1- Ak Parti 
2- MHP
3- BBP
4- Bazı sivil toplum kuruluşları  
5- Bir kısım medya

Hayır spor da oynayanlar ise:

1- CHP 
2- AB ve AB Ülkeleri
3-FETÖ
4-HDP
5-MHP
6-DP 
7-Vatan Partisi
8-PKK
9-TGP
10- Sivil toplum kuruluşları
11- Bir kısım medya

 Şimdi burada baktığımız zaman acayip derecede bir eşitsizlik var. Bir takım sahaya 5 oyuncuyla çıkıyor, diğer takım 11 oyuncuyla çıkıyor. Burada hem kural hatası var hem de hayır spor 8 kez aynı takıma karşı her maçı kaybediyor. Üstelik de itiraz ediyor, bu maç tekrarlansın diye. Ayıp vallahi çok ayıp! Kardeşim Anadolu’da bir söz vardır; “Bükemediğin bileği öpeceksin” Sen güreşe doymuyorsun. Daha ne kadar güreşeceksin bırak git artık. İşine bak. Genç ve dinamik insanlarımızın önünü aç. Varsın onlar güreşsin.

Ak Partili Bakanlar ve Kurucular neredeydi?

 Referandum süreci içerisinde Ak Parti’yi kuran Sayın Eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Eski Devlet Bakanımız Bülent Arınç, Eski Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nu hiç ekranlarda veya meydanlarda gördünüz mü? Koskoca bir hayır. Neden acaba? İleride kokusu çıkar merak etmeyin. Hayatta hiçbir şey gizli kalmaz.

Akdeniz Bölgesinde Ak Parti neden kaybetti, neden hayır çıktı?

 Türkiye genelinde Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin ve özellikle Antalya’yı kaybetmesi ve bir önceki seçim sonuçlarına MHP’nin de desteğine rağmen ulaşamaması son derece anlamlı ve manidardır.

 Antalya’da baş mimar olarak görevlendirilen Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel. Özellikle turizmciler ki hayır oylarının çoğu onlardan geldi. Sebebi ise Hollanda krizi ve düşürülen Rus uçağı, tam olarak düzeltilemeyen ikili ilişkiler ve 18 maddelik yeni anayasa paketini halka tam olarak anlatamayışları. Ayrıca şehir merkezlerindeki bölünmeler, oy kayıplarına neden oldu.

 Eğer ikinci şık söz konusu ise teşkilatların acele istifa etmeleri ve yerlerine yepyeni yüzler akıllı kişilerin iş başına getirilmeleri çok daha sağlıklı ve elzem bir karar olacaktır. 

 Çünkü Ak Parti, 30 ay sonra yapılacak olan yerel seçimlere mevcut yerel kadroları ile gidemeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu anlamda Ak Parti sadece Alanya’da değil kaybedilen tüm belediyeleri yeniden ele alıp, araştırmalı, yeniden şekillendirmeli, disiplinli çalışacak kadrolarla birlikte siyasetini sil baştan gözden geçirerek var olan sorunları ortaya çıkartıp, yeni bir ikna takımı ile yepyeni söylemler yaratmalı, halkımıza sunulacak farklı sayfalar ile siyasi baskı oluşturmadan 2017- 2019 yılları arasındaki süreci en iyi şekilde değerlendirmesi gerekmektedir. Aksi halde gerek içeriden gerekse dışarıdan çok daha büyük sıkıntılara gebe kalacaktır.

Yeni bir Kürt partisine ihtiyaç var

 16 Nisan Referandum Seçimlerinin sonuçlarını dikkatlice bir analizini veya sentezini yaparsak, doğu bölgesinden gelen son oylarda Kürt kökenli kardeşlerimizin sandıkta yansıyan cevapları son derece önemlidir. Doğu illerinde yaşayan vatandaşlarımız, “Biz kesinlikle PKK’yı istemiyoruz ve terörü de istemiyoruz. HDP’yi de istemiyoruz” demişlerdir ve oylarını da “Terör bitecek” diyen ve var gücüyle bu konuda mücadele eden Ak Parti’ye oylarını vermişlerdir. Özellikle HDP’yi istemediklerini ortaya koymuşlardır. Kürt kökenli vatandaşlarımızın bu girişimi takdir edilmelidir, ancak benim görüşüm önümüzdeki süreçte 20 milyon Kürt kardeşimizi temsil eden yepyeni bir partinin kurulacağı ve ülkemizde gerçek demokrasinin ve barışın yerleşmesinde katkıda bulunacaklarına inancım sonsuzdur.

 HDP, PKK ekseninden çıkmadığı sürece böyle de olması çok daha uygundur. PKK’sız bir parti mecliste her zaman yer almalıdır. İşte o zaman, ülkemizin bileğini hiçbir güç bükemez.

2019’da %51 bulmak zor

 Seçimlere 30 ay gibi bir süre var. Partiler kendilerine yeni sayfalar, yeni söylemler ve yeni yüzler bulmak zorunda. Özellikle teşkilatların yenilenmesi bu süreçte şart. Geçmiş seçimlere baktığımız zaman CHP’nin % 25-30 aralığında gezmesi MHP’nin % 15 civarında dolaşması HDP’nin % 10 dolayında oy alması, tüm bu partilerin tek başına iktidara gelmelerini engellemektedir. Yeni sisteme göre % 51. Şart olduğunu var sayarsak, bu partilerin iktidar olmaları çok ama çok zor. O zaman ne olacak? Ülkede sadece sağ ve sol parti olmak üzere ikiye ayrılacaklar. Öyleyse CHP-HDP ve Vatan Partisi ve kendine yakın diğer sol görüşlü irili ufaklı partilerle evlilik yapmak zorunda kalacak. Ak Parti ise yine MHP- DP - BBP - Saadet Partisi ile evlilik yaparak, ilk seçime hazırlanmak zorunda kalacaklar. Aksi halde küçük partiler yok olup gidecek, ülkemiz iki parti ile baş başa kalıp, gerçek bir kutuplaşma olacaktır. İşte bu anlamda ülkemiz bazı oyunlara alet olmamalıdır. Tabii ki daha ileriye gitmek istiyorsak.

Yepyeni ufuklara yelken açalım

 Hristiyan inancına göre 16 Nisan Paskalya Bayramı bugünü Hristiyan Alemi mutlu bir şekilde kutlar, pastalar böreklerle birlikte ikramlar yapılır. Baharın gelişiyle birlikte denk gelen referandum tarihi de ülkemiz adına tarihi bir gün olmuştur. Ülkemizin bekası, istiklal ve istikbalimizin geleceği açısından son derece önemlidir. 16 Nisan Referandum Sonucunu sadece ülkemiz insanı değil tüm dünya ülkeleri içine sindirmeli ve kabul etmelidir. 

 Türkiye seçmenine saygı göstermeyen Avrupa Ülkelerini özellikle AB’nin yaptığı son açıklamaları şiddetle kınıyorum ve son olarak diyorum ki; Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni anayasamız gereği acil karar alıp, önce idam konusunu sonra da AB’ye girilmesi veya girilmemesi konusunda ülkemiz insanının kararını sandığa yansıtmasını yürekten istiyorum. Kim olursa olsun iyiler daima kazanır. Durmak yok yola devam.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 9 = ?

 
En Son Haberler

-------------------------------------------------------------------

AnketTümü
ALTSO Başkanı kim olmalı?
 
haber yazılımı: buki