Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Zeki Karaoğlan, ayak ağrısının günümüzde sık görülen bir sorun olduğunu belirterek, "Yürüme ve denge problemleri, uygun olmayan, özellikle dar ayakkabı giyilmesi, uzun süre ayakta kalma, uzun yürüyüş ve koşular ayak ağrılarının en yaygın sebeplerindendir" dedi.

Medical Park Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Zeki Karaoğlan, ayak ağrısının günümüzde sık görülen bir sorun olduğunu vurgulayarak açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Karaoğlan, "Ayak yapısı ve dış etkenlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Ağrı nedeniyle genellikle vücut ağrıyı azaltmak, gidermek için işlevini değiştirerek tepki verir. Yürüme ve denge problemleri, uygun olmayan, özellikle dar ayakkabı giyilmesi, uzun süre ayakta kalma, uzun yürüyüş ve koşular ayak ağrılarının en yaygın sebeplerindendir. Hemen hemen hepimiz, günlük yaşamında bir yorgunluk ifadesi olarak ’ayaklarıma kara sular indi, ayaklarım artık beni taşımıyor’ tarzında şikayette bulunmuş veya başkasından duymuşuzdur" ifadelerini kullandı.

Ayakların yürüme ve koşma gibi ilerleme hareketlerinde belirli sıra ve düzenli aralıklarla çalışan ve bacaklar aracılığıyla vücut ağırlığının yere iletilmesini sağlayan çok karmaşık yapıya sahip uzuvlar olduğuna değinen Op. Dr. Karaoğlan, "Her bir ayak 26 adet kemik, bu kemikleri bir arada tutan 100’den fazla ligament ve 33 adet kastan oluşur. Her bir ayak ön, orta ve arka şeklinde 3 ayrı bölümde değerlendirilir. Yürüyüşün her bir döngüsü önce topuğun yere vuruşu ile başlar, ayak parmaklarından güçlü bir itme ile biter. Ayağımızın her noktası yere aynı şiddetle basmaz, belirli noktalar zemin ile daha çok temas halindedir. Çıplak ayakta, dengeli duruşta, bacaklardan gelen yük topuk ve ayak önü ile yüzde 50 oranında eşit paylaşılırken, ayakkabı, terlik giyimi ile topuk yüksekliği arttıkça yük parmaklara doğru daha fazla oranda (yüzde 90’a varan) binmeye başlar. Tarak kemikleri üzerinden en fazla yük ise başparmak eklemine biner" şeklinde konuştu.

"Ayak ağrılarının farklı sebepleri olabilir"

Ayak ağrılarının yaşa ve ağrıyan bölgeye göre değişen nedenlerden kaynaklanabileceğinden bahseden Op. Dr. Karaoğlan, "Halk arasında bilinen adıyla topuk dikeni ve plantar fasiit ayak tabanı ve topukta görülen ağrıların en yaygın sebebidir. Çocuklarda genellikle büyümeye bağlı dönemsel, kısa süreli ağrılar görülebilir. Ağrılar genellikle 3 yaş sonrası başlar ve ergenlik bitimine kadar devam edebilir. Uzun süren, özellikle geceleri artan ağrılar kemik tümörleri, eklem iltihabı veya romatizmal hastalıklardan kaynaklanabilir. Gençlerde genellikle kilo alımına, aşırı zorlama veya travmaya bağlı ağrılar, yaşlılarda ise genellikle artritler, Halluks valgus (ayak başparmağında görülen şekil bozukluğu), Halluks Rigidus (ayak başparmağında görülen kireçlenme, hareket kısıtlılığı) ve topuk dikeni nedeniyle ağrılar sık görülür. Düztabanlık yani ayağın iç kısmında olması gereken kavisin olmaması veya yüksek kavisli ayak yapısı, aşırı kilo, yalın ayak yürümek, hamilelik gibi durumlar plantar fasiit ve topuk dikenine sebep olabilir. Ayak eklemlerinin iltihaplanması (romatoid artrit, osteoartrit, gut artriti), ayak mantarları, tırnak batmaları, ayak tabanında veya parmaklarda görülen nasırlar, siğiller, parmak uçlarında ağrı, uyuşma ile seyreden Morton nöroması, diyabet hastalığına bağlı gelişen ayak yaraları, ülserleri, aşırı zorlanmaya veya burkulmaya bağlı olarak gelişen tendon, bağ yaralanmaları, stres kırıkları, kırıklar, çıkıklar da ayak ağrısına neden olurlar. Buerger hastalığı gibi damarlarda tıkanıklığa yol açan periferik arter hastalıkları da ayak ve parmaklarda ağrı ve aralıklı kladükasyoya (kaslara gitmesi gereken kanın bu dokulara yeterli gitmemesi sonucu, 300-500 metre gibi kısa mesafe yürümekle görülen kramp tarzı şikâyetler) neden olabilir. Tanı ve tedavide geç kalınırsa, iyileşmeyen iskemik yaralara bağlı parmak veya ayak ampütasyonları gerekebilir" diye konuştu.

Doğan: "Baharın bereketi, Çukurova’nın üretken elleriyle yeniden filizleniyor" Doğan: "Baharın bereketi, Çukurova’nın üretken elleriyle yeniden filizleniyor"

"Ayak sağlığına özen göstermek, yaşam boyunca süren bir alışkanlık olmalıdır"

Ayak sağlığına özen göstermenin, çocukluk çağından başlayıp bütün yaşam boyunca süren bir alışkanlık olması gerektiğini aktaran Op. Dr. Karaoğlan, "Ayak konforunu sağlamak ve korumak için uzun süren inatçı ağrılarda iyi bir fizik muayene, röntgen, bilgisayarlı tomografi, MR, ultrasonografi ve laboratuvar tetkiklerinden biri veya birkaçı birlikte gereklidir. Doğru tanı ve tedavi amacıyla mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurmak gerekir" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: İHA